Truva Atı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

/ 17 Haziran 2017 / 283 Görüntüleme / yorumsuz /
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (oy yok)
Loading...

Savaş sanatında, düşmanı yanıltmak için yapılan en bilindik öykülerin başında Truva Atı Efsanesi gelmektedir. Bir armağan gibi gösterilmiştir fakat amacı Troya yani Truva şehrini ele geçirmeye çalışan Yunanlı askerlerin saklandığı, tahtadan yapılmış devasa büyüklükte bir attır.

Troya antik kenti, Çanakkale’ye bağlı Hisarlık’ta bulunan höyük tipinde bir yerleşim yeridir. Bu krallık asırlardır mitolojik bir efsane olarak günümüze kadar gelmiştir.

Çanakkale’de bulunan tahta atın çalışmaları 1973 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı talimatıyla başlandı. Çeşitli sebeplerden dolayı yapılamayan at, Kaz Dağları‘ndan getirilen 25 metreküp çam ağacını kullanarak aylarca süren bir çalışmanın sonunda 1975 yılında Çanakkaleli Ahmet Karadeniz tarafından tamamlanır. At Çanakkale’nin merkezinde, meraklıları için sergilenmektedir.

Tarihçe:

Truva Prensi Paris, Sparta Kralı’nın güzeller güzeli eşi Helen‘e aşık olur ve onu kaçırır. Bunun üzerine ise iki taraf arasında kıyasıya bir savaş başlar.

Truva şehrini almak için 9 yıldır uğraşan ünlü komutan Odysseus, bir türlü zafere ulaşamamaktadır. Her iki tarafın askerleri bu bitmeyen savaştan dolayı yorgun ve bitap halededirler. Odysseus’un aklına ise dahice bir fikir gelir. Odysseus’un taktiğine göre Akha ordusu Truvalılar karşısında savaştan çekilmiş gibi yapacaklardır. Ancak bu esnada, geri çekildikleri bölgede büyükçe bir tahtadan at bırakırlar. Atın hacmi o kadar büyüktür ki içine Odysseus ile onun başarılı komutanları ve savaşçı askerleri gizlice yerleşmiştir.  Truva Atı’nın başına da akhalı bir askeri bırakmışlar. Diğer askerler ise, savaşmaktan vazgeçmiş gibi görünerek gemilere binmiş ve Bozcaada’nın arkasına gizlenmişler. Akhalı askerlerin gemilerine binerek geri çekildiğini gören Truvalı askerler, hemen askerin ve atın bulunduğu bölgeye gidip durumu anlamaya çalışmışlardı. Akhalı asker allem kallem edip Truva ordusu askerlerini kandırmış. Savaşı zaferle bitirdiklerinden iyice emin olan Truva ordusu ve Truva halkı o gece bir ziyafet düzenlerler. Zaferlerini kutlarlar, eğlenirler, fıçılarca içki içerler, sarhoş olur ve uykuya sızarlar.

Odysseus ve diğer seçkin komutanlar, sızdıklarını gördükten sonra tahta atın içinden zaman kaybetmeden çıkarlar ve Truva ordusunu bozğuna uğratırlar. O esnada, saklandıkları Bozcaada’dan geri dönen donanmadaki ordu askerleri de yardıma yetişir ve Truva şehrinin surları ele geçirilerek şehir tamamen fethedilir. O gece Akhalılar, Truva halkına tam bir katliam uygularlar. Şehri baştan sona yakıp yıkarlar. Helen’i de yanlarına alarak Yunanistan’a doğru gemileriyle yol alırlar.