Lenin (1870 – 1924) kimdir?

/ 18 Haziran 2017 / 287 Görüntüleme / yorumsuz /
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (oy yok)
Loading...

Lenin’in diğer adı Vladimir İlyiç Ulyanov’dur. Lenin Rusya’da komünizmin kurulmasını sağlayan belli başlı siyasi liderdi. Karl Marx’ın coşkulu havarisi Lenin, Marx tarafından yalnızca sözü edilmiş olan siyasayı hayata geçirdi. Komünizmin dünyanın birçok bölgesine hızla yayılması nedeniyle, Lenin’in tarihin en etkili kişilerinden biri olduğu kabul edilmelidir.

Lenin (Vladimir Lenin) 1870’te Rusya’da, bugün O’nun onuruna Ulyanovsk adını almış olan Simbirsk kasabasında doğdu. Babası devlete sadık bir memurdu, ama ağabeyi Alexander çarı öldürmek amacıyla düzenlenen bir komploya karıştığı için idam edilen genç bir radikaldi. Yirmi üç yaşlarına -geldiğinde Lenin’in kendisi de ateşli bir Marksist oldu. 1895 aralığında devrimci faaliyetleri nedeniyle Çarlık Hükümeti tarafından tutuklandı, hapiste geçirdiği on dört aydan sonra Sibirya’ya sürgün edildi. Sibirya’ da bir devrimci yoldaşıyla evlendi ve “Rusya’da kapitalizmin gelişimi” isimli bir kitap yazdı. Sürgün cezası Şubat 1900’de sona erdi ve birkaç ay sonra Batı Avrupa’ya gitti.

Ardından gelen on yedi yılı burada, devrimci faaliyetlerini sürdürerek geçirdi.

Lenin, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi iki cepheye bölündüğünde büyük cephenin, yani Bolşeviklerin lideri oldu. 1. Dünya savaşı Lenin’in karşısına büyük bir fırsat çıkardı. Savaş Rusya için askeri ve ekonomik bir felaketti ve çarlık yönetiminden duyulan memnuniyetsizliği büyük ölçüde arttırmıştı. Çarlık hükümeti 1917 Mayısında devrildi ve bir süre, Rusya demokratik bir rejimle yönetilecek gibi göründü. Lenin, Çarın devrildiğini öğrenir öğrenmez Rusya’ya döndü. Öte yandan disiplinli Komünist partinin, az sayıda üyesine rağmen, denetimi ele geçirmesi için ortada mükemmel bir fırsat olduğunu sezdi. Dolayısıyla, Bolşevikleri, kurulmuş hükümeti hemen devirerek yerine komünist bir hükümet kurmak için derhal çalışmaya başlamaya teşvik etti. Temmuz ayındaki girişim başarısızdı ve Lenin saklanmak zorunda kaldı. Kasım 1917’deki ikinci girişim ise başarıya ulaştı ve Lenin devletin yeni başı oldu.

Bir devlet başkanı olarak Lenin acımasız ama, anlık çözümler bulma konusunda yetenekli bir kişiydi. Önce sosyalist ekonomiye hiç ödünsüz ve hızlı bir geçiş için koşulları zorladı. Bu gerçekleşmeyince de kendisine ters düşme pahasına, bir karma ekonomik sistem kuracak kadar esnek davranabildi.  Lenin, Mayıs 1922’de ciddi bir inme geçirdi ve 1924 yılında ölünceye kadar neredeyse hiç hareket edemeden yaşadı. Ölümünden sonra naaşı tahnit edilerek Moskova’ daki Kızıl Meydan’ da mozoleye yerleştirildi.

Rusya’ da Bolşevikleri iktidara taşıyan bir eylem adamı olması ve bu eylemiyle dünya üzerindeki ilk komünist devletin kurulmasını sağlaması Lenin’in esas önemini ortaya koyar. Karl Marx’ın kuramlarını ele alıp hayata geçiren ilk kişidir. Ayak basılabilecek bu ilk sağlam zeminin kurulması tarihin dönüm noktalarından biridir. Komünist güç, 1917’den 1979’a kadar dünya üzerinde sürekli bir yayılma gösterdi ve bir süre dünya nüfusunun hemen hemen üçte biri komünist yönetim altında yaşadı. Lenin’in gerçek önemi etkin bir siyasi lider olmasından kaynaklanmış ve Lenin, verdiği eserlerle de hatırı sayılır bir etki oluşturdu.

Marx’ın fikirleriyle Lenin’in fikirleri özde çelişmemekte ancak, bu fikirlerin üzerinde durduğu hususlar Marx’ın önem verdiği noktalardan farklıdır. Lenin devrim taktikleri üzerine önemle eğilir ve kendisini bu konuda uzman sayardı. Lenin, şiddete ihtiyaç olduğunu devamlı yinelerdi: “Tarihte hiçbir sınıf savaşı şiddetten başka bir yöntemle çözümlenememiştir. “ ifadesi Lenin’in tipik söylemlerinden biridir. Marx ise proleterya diktatörlüğünü ara sıra vurgulardı. Lenin bu konuyu neredeyse bir takıntı haline getirmişti, örneğin; “Proleterya diktatörlüğü zor kullanarak kurulan bir iktidardan başka bir şey değildir ve ne yasalarla ne de kurallarla kısıtlanamaz.”

Lenin gücü ele geçirip ülkesinin değişimi için kullanan, teoriyi pratiğe dönüştürebilen bir siyasi liderdir. Fakat tarihteki yerini belirlemeye çalışırken, öncelikle eylemlerinin önemini kendisinden sonra iş başına geçen Josef Stalin’ inkilerle karşılaştırmalıyız. Ne de olsa Lenin yalnızca beş yıl iktidarda kalmıştı. Bu beş yıl içinde de, Rus aristokrasinin gücünü tamamıyla yok etmiş ve ülkeyi sosyalizm yolunun başına çıkarmıştır.

Lenin iktidarda olduğu birkaç yıl boyunca, birkaç milyon insanın ölümüne sebep oldu; komünist programa karşı çıkışların bastırılmasını sağlamak için çalışma kampları kurdu. Ancak, “Gulag takımadaları” olarak adlandırılan bu çalışma kamplarının tam faaliyet gösterdikleri dönem Stalin dönemiydi ve siyasi tasfiye hareketlerinin önemli bir bölümü de Stalin’in iktidarı sırasında gerçekleşti. Her şeye rağmen; Stalin’den önce gelmiş ve O’nun yolunu açmıştı.

Benzer Konular
Sabina Toziya Kimdir?
Andy Weir Kimdir?
Damla Can Kimdir ?
Nihat Doğan Kimdir ?