Karl Marx (1818-1883) Kimdir?

/ 17 Haziran 2017 / 276 Görüntüleme / yorumsuz /
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (oy yok)
Loading...

Alman ekonomistçi ve filozof olan Karl Marx, 1818 yılında Almanya’nın Trier kasabasında doğdu. Marx, Komünizm’in ilk ve en büyük temsilcilerinden biridir. Marx’ın babası Hirschel Marx bir hukukçuydu ve Karl da on yedi yaşına geldiğinde Bonn Üniversitesi’nde hukuk tahsiline başladı ve buradan Berlin Üniversitesi’ne geçiş yaptı. Daha sonrasında ise Jena Üniversitesi’nden “felsefe doktoru” unvanını aldı.

Daha sonra gazeteciliğe yönelen Marx, bir süre Köln’ de bulunan Rheinische Zeitung gazetesinde editör olarak çalıştı. Karl Marx’ın başına radikal siyasi görüşleri dert açtı ve bundan dolayı Paris’ e taşındı. Marx burada Friedrich Engels ile tanıştı ve arkadaşlıkları yaşamının sonuna kadar devam etti. Marx ve Engels, kendi isimleriyle birkaç kitap yazmış olmakla birlikte, entelektüel işbirlikleri o kadar sıkıydı ki, ortaya koyduklarını bir araya getirip tek bir eser olarak değerlendirmek mantıklı bir davranıştır.

Gerçekten de Marx ve Engels, bu kitapta bir arada değerlendirilmektedir. Gerçi listede yalnız Marx’ın adı vardır ama bu da genellikle (ve bence doğru bir yaklaşımla) Engels’ den daha baskın konumda görülmesindendir.

Marx kısa bir süre sonra Fransa’ dan kovuldu ve Brüksel’ e taşındı.

İlk önemli eseri “Felsefenin Yoksulluğu”nu burada, 1847 yılında yayımladı. Ertesi yıl Engels ile birlikte, en çok okunan eserleri “Komünist Manifesto”yu yazdılar. Aynı yıl Marx Köln’e döndü ama birkaç ay içinde buradan da kovuldu. Bunun üzerine, hayatının geri kalan kısmını geçirdiği Londra’ya yerleşti.

Hayatını kazanmak için gazetecilik de yapmakla birlikte, Karl Marx burada, zamanının büyük bir kısmını siyaset ve ekonomi üzerine araştırmalar yaparak ve bunlarla ilgili kitaplar yazarak geçirdi. (Bu yıllar içinde Marx ve ailesi büyük ölçüde Engels’ten aldıkları cömert maddi destekle geçindiler.)

Marx’ın en önemli eseri “Kapital”in ilk cildi 1867’de ortaya çıktı. Ancak bu ciltler henüz tamamlanmamıştı. Engels tarafından müsveddeler toplanıp kitap haline getirilmiştir.

Marx’ın eserleri, sosyalizmin güncel uygulamaları kadar Komünizmin teorik temellerini de oluşturur. Marx öldüğünde, fikirlerini henüz hiçbir ülke uygulamaya koymamıştı.

Yaşadığımız yüzyılda o zamandan beri birçok yerde komünist devletler kurulmuştur; Rusya ve Çin’ de ve daha düzinelerce ülkede, O’nun öğretisine dayanan hareketler ortaya çıkmış ve güçlenme çabası içine girmiştir. Bu durum dünyada bir hengame yarattı ve hemen hemen 100 milyon kadar kişinin ölüme neden oldu!

Tarihte hiçbir filozof, eserlerini verdikten yüzyıl sonra dünya üzerinde bu kadar büyük etki yapmamıştır. Benim gibi siz de Marksizmin hem siyasi hem de ekonomik açıdan bir felaket olduğuna inanabilirsiniz ama önemsiz bir hareket olmadığı da muhakkaktır. Aslında Marx’ın bu listede daha yüksek sıralarda bulunmamasının tek nedeni, olup bitenlerin sevabını -daha çok da günahını- Lenin, Stalin ve Mao Zedong da dahil olmak üzere, birçok insanla paylaşmak zorunda olmasıdır.

Yukarıda söylenenler göz önüne alınırsa, Marx’ın bu listede daha üst sıralarda bir yer hak ettiği açıktır. Sorun ne kadar üstte olması gerektiğidir. Komünizmin yapmış olduğu muazzam etki kabul edilse bile, komünist hareket içinde Marx’ın taşıdığı önem hala sorgulanabilir bir konudur. Sovyet devletinin somut tutumu hiçbir zaman Marx’ın eserlerinin bire bir etkisi altında olmamıştır. Marx, Hegel diyalektiği ve artı değer teorisi üzerine yazmıştı, bu tür soyut fikirler Rus ya da Çin hükümetlerinin günlük siyasaları üzerinde pek az etki yapmışa benzer.

Marksist hareketler genellikle dört temel fikri vurgular:

(1) Birkaç varsıl kişi zenginlik içinde yaşarken işçilerin çoğu onlara göre daha yoksuldur.

(2) Bu adaletsizliği gidermenin yolu sosyalist, yani üretim araçlarının özel kişilerin değil de devletin mülkü olduğu, bir sistem kurmaktır.

(3) Bu sistemi kurmanın tek gerçek yolu, çoğu durumda devrimdir.

(4) Bu sosyalist sistemi korumak için Komünist partinin diktası hatırı sayılır bir süre devam etmelidir.

İlk üç fikrin her biri Marx’tan çok önce açıkça ortaya konulmuş fikirlerdir.  ” Bu sosyalist sistemi korumak için Komünist partinin diktası hatırı sayılır bir süre devam etmelidir.”  İfadesi olan 4.temel fikri, Karl Marx’ın “proleterya diktatörlüğü” görüşünden alınmıştır. Ancak, Sovyet diktatörlüğünün yaşayabilmesi Marx’ın ortaya koyduklarından çok Lenin’in ve Stalin‘in uygulamalarının bir sonucu olmuşa benzer. Dolayısıyla, Marx’ın komünizm üzerindeki etkisinin gerçek olmaktan çok görünürde olduğu ve eserlerine gösterilen saygının bir vitrin süsü, her halükarda uygulanacak olan fikir ve siyasete “bilimsel” bir kılıf uydurma çabası olmaktan öteye gidemediği bazılarınca iddia edilir.

Marx’ın fikirlerinden bazıları -örneğin ‘tarihin ekonomi açısından yorumu’ na ilişkin ilginç görüşü- komünizm silinse bile etkili olmayı ihtimaldir ki sürdürecektir. Marx’ın ölümünden yüzyıl sonra en azından fikirlerine bağlı görünen milyarın üzerinde insan vardı. Bu, bir ideolojinin şimdiye kadar sahip olduğu müritlerin, sadece mutlak sayısal değer olarak değil, dünya nüfusunun belli bir oranı olarak da çok üzerindeydi. Bu gerçek, birçok komünisti, geleceğin Marksizmin dünya çapında zafer kazandığını eninde sonunda göreceği umuduna – ve antikomünistleri de korkusuna- yöneltti.

Komünizmin Rusya, eski Sovyetler birliğini oluşturan diğer devletler ve Sovyetlere tabi olan ülkelerin çoğu tarafından terk edilmesiyle, Marksizmin dünya üzerindeki rolünde geçtiğimiz birkaç yıl içinde çok ani bir düşüş olmuştur ve insanda bu çöküşün geri dönüşü olmadığı duygusu uyanmaktadır.

Karl Marx’ın Eserleri:

Kutsal Aile (1845)

1844 El yazmaları (1844)

Fransa’da Sınıf Savaşımları (1850)

Artı-Değer Teorileri (1862-1863)

Komünist Manifesto (1847-1848)

Alman İdeolojisi (1845-1846)

Ücretli Emek ve Sermaye (1848-1849)

Das Kapital I. cilt (1867)

Gotha Programı’nın Eleştirisi (1875)

Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı (1859)

Louis Bonaparte’in 18 Brumaire’i (1852)

Fransa’da İç Savaş (1871)

Felsefenin Sefaleti (1847)

Grundrisse (1857-1858)

Feuerbach Üzerine Tezler (1845)

Benzer Konular
Sabina Toziya Kimdir?
Andy Weir Kimdir?
Damla Can Kimdir ?
Nihat Doğan Kimdir ?