Kadınlar ve Romantik Hayalleri

/ 5 Haziran 2017 / 292 Görüntüleme / yorumsuz /
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (oy yok)
Loading...

Kadınlar, genellikle erkeklerle ilgili romantik hayaller kurarlar. Clark Gable’dan James Dean’e, Frank Sinatra’dan Elvis Presley’e, Tom Selleck’ten Burt Reynolds’a tüm ünlü erkekler kadın düşlerine konu olmuştur. Şüphesiz erkekler de, güzel ve seksi kadınlarla ilgili hayaller kurarlar, ama bir farkla: Erkeklerin çoğunun hayalleri, cinsel fantezilerle sınırlıdır. Oysa kadınların arkadaşlığa dair düşleri vardır. Neden?

Bugün pek çok yetişkin erkek, daha ilk çocukluk döneminden başlamak üzere, aktif bir yaşam, yöneticilik ve özerklik doğrultusunda eğitilmişlerdir; oysa kadınlara, terbiye ve romantik aşkın önemi öğretilmiştir. Sonuçta erkekler ne yapacaklarını planlayıp düşünürken, kadınlar kendilerine ne olacağını düşlemeye yönelirler ve hemen her zaman geleceğe ait bu düşler, bir erkek ve aşktan ibarettir.

Kadınlarla olan çalışmalarımızda, onlardan erkeklerle ilgili fantezilerini yazmalarını isteriz. Değişmez bir biçimde yarattıkları öyküler, TV izleyicisine ya da aşk romanı okurlarına tanıdık gelecek standart durum ve kişileri içerir. Öykülerinde, yabancı ortamlarda ani ve muhteşem rastlantılar, şık restoranlar, güneşli sahiller ve sisli havada sabah yürüyüşleri vardır. Derken gizemli yabancı çıkagelir. O, genellikle bilinmeyen, büyüleyici ve çekici biridir. Kadın daha ilk anda ona doğru sürüklendiğini hisseder ve ilk konuşma iğneleyici, kışkırtıcı ve baştan çıkarıcıdır. Gözleri kenetlenir. Bazen kadın baştan çıkarıcıdır ama genellikle erkek sevişme anına kadar kadını kendinden emin ama yumuşak bir şekilde yönetir ve yönlendirir. Kokulu sular içinde ya da şömineden taşan alevler karşısında arzular büyürken, yumuşak dokunuşlarla bu tur fanteziler, en zeki ya da en kültürlü kadınların bile kalbinden ve aklından geçebilir. Ama biz, kadınların tüm vakitlerini gizemli yabancı düşleriyle geçirdiklerini ya da parfüm reklamlarıyla beyinlerinin yıkandığını söylemiyoruz.

Bilinç dışı arzular her zaman bilinçli bir anlayış ve tutumu yansıtmazlar. İşte kadını “akılcı olmayan” seçimlere götürebilen, bu ikisi arasındaki uçurumdur. Pek çok yönüyle kadınlar, erkekler hakkındaki inanç ve davranışlarını biçimlendirmek uğruna gösterilen güçlü çabanın kurbanı olmuşlardır. Bu mesaj ister anne babadan, ister edebiyattan, ister TV’den ve isterse reklamlardan gelsin, her yerde vardır ve kadınları etkiler. Kadınlar, Büyüleyici Prensin, oralarda bir yerde gerçekten var olduğuna inandırılırlar.

İlk cinsiyet rolü şartlanmasındaki farklar, sonradan ilişkilerle ilgili, oldukça değişik beklentilerde sonlanıyor. Biz hepimiz, kadın ve erkek benzer şekilde, yenilik ve tehlikeye atılmak ihtiyacını duyarız. Erkekler bu ihtiyaçlarını atletik alanda (veya dolaylı bicimde TV’de spor yayınlarını izlerken) ya da iş alanında tatmin ederler, oysa pek çok kadın bu heyecan ve coşkuyu ilişkilerde aramaya yönelirler. Bu, en azından bir yönüyle, neden pek çok kadının cesaret ve kurnazlık duygusu veren erkeklere kapıldığını açıklamaktadır. Çalıştığımız pek çok erkek hasta arasında, ilişkide gizemlilik ve kurnazlık arayana pek rastlamadık ve kesinlikle ilişkide tehlike aradıklarını görmedik, gerçekte erkeklerin çoğu, ilişkilerinde riske atılmayı istemezler. Erkekleri çeken kadınlar ise, kendileriyle ilgilenen, onlara sadık kalan, şefkatli ve sevecen kadınlardır.