Erkekler güçlü kadınlara karşı nasıl davranır?

/ 5 Haziran 2017 / 127 Görüntüleme / yorumsuz /
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (oy yok)
Loading...

Erkekleri ve onların kadınları nasıl algıladıklarını daha iyi anlayabilmek için, bilinçlenmemiş erkek ruhuna şekil veren, düşünce, istek ve korkuları bilmek gerekir. Bizce, kadınlar, erkekleri tanıdıklarını söyledikleri zaman bile, erkek davranışını biçimleyen daha derin güçlerden habersizler. Hâlbuki akıllıca seçimler yapabilmek için bu güçleri anlamak şarttır.

Uygarlığın oluştuğu ilk günden bu yana erkekler, kadının yaşam verme yeteneğine saygı duymuşlardır. Ne var ki, deneyim kazandıkça emredici bir davranış bicimi geliştiren erkekler, gün geçtikçe kadına duydukları saygıyı gizlediler ve kadınların, erkeklere duydukları gereksinimin, erkeklerin kendilerine duyduğundan çok daha fazla olduğuna inandırdılar. Bu strateji, tabii ki pek çok amaca hizmet ediyordu. Böylece erkekler, kendilerini kadınlar için daha gerekli hissedebiliyorlar; bir bakıma kendi bağımlılık arzularını göz ardı edip, kadınlara kendilerinin daha güçlü ve egemen olduklarım hissettirmek istiyorlardı.

Kişi korkuya kapıldığında, endişelerini azaltmak için mitler yaratır. İşte bu nedenle, erkekler de kadınlar hakkında mitler yarattılar. Tarih boyunca kadın hakkında yaratılmış mitoloji ve hikayeleri incelediğimizde, erkeğin kadından ne derece korktuğunu ve ona nasıl gıpta ettiğini görürsünüz. Gerçekten de erkeklerin, kadınlar ve onların kudreti üzerine yaratmış oldukları mitlerin çeşitliliği hayret vericidir. Kadını toprak anadan doymaz fahişeye kadar sayısız biçime sokmuşlardır. Hiçbir erkeğin erişemeyeceği kadar ihtiraslı, yabani ve kontrol edilemez kadınlar hakkında da hikayeler vardır.

Çoğu toplumda, erkekleri baştan çıkaran büyüleyici, gizemli kadınlar betimlenmiştir. Örneğin İncil’de Havva’nın kadınca hisleriyle Adem’i günaha teşvik ettiğini görüyoruz.

Yunan mitolojisindeyse en gizemli ve en güçlü varlıklar olan sirenler anlatılmıştır, hatta bu yaratıklar erkekleri ölüme sürükleyecek kadar güçlüydüler.

Ortaçağda ve Hıristiyanlığın doğuşuyla, kadınların sahip olması istenen yeni erdemler, saflık ve bekaretti. Bu, gerçekten kadınları Meryem Ana’ya benzetme çabası değil, kadınların eşlerine sadık kalmalarını garantilemek için erkeklerin yarattığı bir yoldu. ” Haydi canım, artık bu konular eskide kaldı.” diyebilirsiniz.

Ama her ne kadar şimdi bizler, kadın ve erkeğin doğası hakkında eskiye oranla daha çok şey bilsek de, temel içgüdülerimiz ve bilinçaltı psikolojimizde çok büyük değişiklikler olmamıştır. Erkekler tarafından yaratılmış sanat eserleri verimlilik sembolleriydi. İşte bizim de karşı cinsi algılamamız, medeniyetin bu ilk sızıntılarından kaynaklanır. Etkileri belki olabildiğince bilinçsizdir, ancak bu etkiler her zaman vardır ve hepimizi etkilerler.

Tavsiye

Nagihan Karadere Kimdir ?