Adolf Hitler Gerçeği !

/ 8 Haziran 2017 / 352 Görüntüleme / yorumsuz /
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (oy yok)
Loading...

Adolf Hitler, 20. yüzyılın en etkili, en güçlü ve en acımasız liderlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Etkisi neredeyse tamamıyla zararlı bir etkidir ve belli başlı önemi otuz beş milyonun üzerinde insanın ölümüne sebep olmuştur. Katliamları, gaz odaları ve toplama kamplarıyla sayısız insanın ölümüne neden olan Alman diktatör hakkında merak ettiklerinizi, Adolf Hitler kimdir başlıklı bu yazıdan öğrenebilirsiniz.

Doğum Tarihi/ Doğum Yeri: 20 Nisan 1889 /, Braunau, Yukarı Avusturya
Ölüm Tarihi/ Ölüm Yeri: 30 Nisan 1945/  Almanya ( Berlin)
Milliyeti:Alman
Burcu:Koç
Eşi:Eva Braun
Partisi: Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi(NSDAP)’nin kurucusu ve lideri

Adolf Hitler, 1889’da Avusturya’nın Braunau kentinde doğdu. Gençliğinde başarısız bir ressamdı ve bir ara ateşli bir Alman milliyetçisi oldu. Birinci dünya savaşında Alman ordusunda görev yaptı, yaralandı ve iki cesaret madalyası aldı.

1919’da otuz yaşındayken Münih’te, adını kısa bir süre sonra II Alman Milliyetçi Sosyalist İşçi Partisi” (kısaca, Nazi partisi) olarak değiştirecek olan, sağ kanatta küçücük bir partiye katıldı. İki yıl içinde bu partinin tartışılmaz lideri (Almanca: Fuehrer) oldu. Hitler’in önderliğinde Nazi Partisi hızla güç kazandı.

Ocak 1933’te kırk dört yaşındayken Hitler Alman şansölyesi oldu. Hitler, şansölye olur olmaz karşı görüştekilerin tümünü ezmek için devleti araç olarak kullandı ve hızla bir diktatörlük kurdu. Her şey son derece çabuk oluyordu ve Naziler çoğunlukla zanlıları yargılama zahmetinde bile bulunmuyorlardı. Siyasi muhalifler dövülüyor ya da doğrudan katlediliyorlardı. Yine de, işsizliği azaltabildiği ve ekonominin toparlanmasını sağlayabildiği için; savaştan önceki yıllarda Hitler Alman halkının çoğunluğunun içten desteğini kazandı.

Sonra Almanya’yı İkinci dünya savaşını doğuran bir “işgaller” yolunun başına çıkardı. İlk toprakları savaşmadan kazandı. Kendi ekonomik sorunlarıyla kuşatılmış İngiltere ve Fransa, barışı o kadar umutsuzca arzu ediyorlardı ki, Hitler’in Alman ordusunu güçlendirerek Versay anlaşmasını ihlal etmesine müdahalede bulunmadılar; askerleri Rhineland’i işgal edip müstahkem mevzii haline getirdiğinde de (Mart 1936), güç kullanarak Avusturya’yı ilhak ettiğinde de (Mart 1938) hiç karışmadılar. Hatta Çekoslovakya’nın müstahkem sınır bölgesi Sudetenland’ı ilhak etmesine (Eylül 1938) bile boyun eğdiler. Münih Paktı olarak bilinen ve İngiliz ve Fransızların “günümüzde barış” ı sağlayacağını umdukları uluslararası antlaşma Çekoslovakya’yı eli kolu bağlı bıraktı ve Hitler bir iki ay sonra ülkenin geri kalanını da aldı.

Ancak İngiltere ve Fransa Hitler’in bir sonraki hedefi Polonya’yı savunmakta kararlıydılar. Dokuz gün sonra Almanya Polonya’ya saldırdı ve bundan on altı gün sonra Sovyetler Birliği de hücum etti. İngiltere ve Fransa’nın Almanya’ya savaş ilanına rağmen, Polonya hemen yenilgiye uğradı.

1940 Hitler’in yılıydı. Nisanda orduları Danimarka ve Norveç’i yaladı yuttu. Mayısta Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’a girdiler.

Haziran’ da Fransa teslim oldu. Ama o yıl içinde İngilizler Alman hava kuvvetlerinin bir dizi hücumuna karşı koydular -ünlü “Britanya savaşı” – ve Hitler İngiltere’yi işgal hareketini asla başlatamadı.

Hitler orduları Nisan 1 941’de Yunanistan ve Yugoslavya’yı zaptetti. Haziran 1941’de Hitler Ruslarla yaptığı saldırmazlık paktını da paramparça etti ve onlara da saldırdı. Orduları Sovyet topraklarının büyük kısmını zaptettiler ama Rus ordularını kış gelmeden ortadan kaldırmayı başaramadılar. Hem İngiltere hem de Rusya’yla savaş halinde olmakla birlikte Hitler 1941 Aralığında, Japonların Pearl Harbor’ daki Amerikan deniz üssüne saldırısından birkaç gün sonra, ABD’ne de savaş ilan etti.

İktidarda olduğu yıllarda Hitler, tarihte eşi benzeri olmayan bir soykırım politikası güttü. Fanatik bir ırkçıydı, özellikle Yahudilere karşı şiddetli bir nefret duyuyordu. Dünya üzerindeki bütün Yahudilerin öldürülmesini önemli ve açıklıkla ortaya koyduğu bir hedef haline getirmişti. Hitler iktidarında Naziler, içlerinde bu amaçla kullanılan büyük gaz odaları bulunan büyük imha kampları kurmuşlardı.

Nazi hakimiyeti altına giren her ülkede masum erkekler, kadınlar ve çocuklar toplanıp yük katarları içinde bu kamplarda ölmeye gönderildiler. Sadece birkaç yıllık bir süre içinde yaklaşık 6 milyon Yahudi bu şekilde öldü. Hitler’in tek kurbanı Yahudiler değildi. İktidarı süresince; üstün ırktan olmadığı varsayılan ya da rejim düşmanı olarak nitelendirilenlerin yanı sıra, insanı afallatacak sayıda Rus ve çingene de katledildi. Bu katliamın savaşın ateşi ve öfkesi içinde kendiliğinden ortaya çıkan eylemler olduğu asla düşünülmemelidir.

Hitler’in ölüm kampları büyük bir sanayi tesisi kadar dikkatle örgütlenmişti. Kayıtlar tutuluyor, kotalar belirleniyor ve ölü bedenler altın diş dolguları ve nikah yüzükleri gibi değerli eşyalar bulmak amacıyla sistematik olarak aranıyordu. Kurbanların birçoğunun cesetleri de sabun yapımında kullanılıyordu. Hitler bu kıyım programı üzerinde o kadar yoğunlaşmıştı ki; savaşın sonlarına gelindiğinde, AImanya’nın elinde sivil ve askeri kullanım için yakıt kalmadığında bile katarlar ürkünç -ama askeri alanda hiçbir yararı olmayan- görevlerinin peşinde, ölüm kamplarına doğru yolculuklarını sürdürüyorlardı.

Hitler’ in adının ölümsüz olacağı birkaç nedenle aşikardır. Öncelikle, tarihin yazdığı en kötü adam olduğu herkesçe kabul edilmektedir. Tabii buna ek olarak Hitler, dünyanın bugüne kadar gördüğü en büyük savaşın, II. Dünya savaşının baş kışkırtıcısı olarak da hatırlanacaktır.  Dolayısıyla II. Dünya savaşı bundan iki üç bin yıl sonra bile muhtemelen tarihte önemli bir olay olarak anılacaktır. Dahası Hitler, hikayesinin tümü tuhaf ve ilginç olduğu için ünlü kalacaktır. Bir yabancının (Hitler Avusturya doğumluydu, Almanya değil) siyasi deneyimi, parası ve siyasi bağlantıları olmadan, on dört yıldan az bir süre içinde, büyük bir gücün başı olması gerçekten de çok hayret vericidir. Son olarak da, gücü bir kez eline geçirdikten sonra gaddarca kullanışı kolay kolay unutulmayacaktır.